top of page

‘KADIN İŞ GÜCÜ İFTARI’NDA KONUŞTU’

İMAMOĞLU’NDAN ÖNCEKİ İBB YÖNETİMİNİN KADINA BAKIŞINA YÖNELİK ÇARPICI 

TESPİT: İSPARK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE KADIN TUVALETİ YOKTU BİZDEN ÖNCE İBB’DE, 12 MESLEK DALINDA, BİR TEK KADIN ÇALIŞMIYORDU

ÖNCE İSTANBUL, SONRA TÜRKİYE İTTİFAKI’NI BÜTÜN ÜLKEYE YAYACAĞIZ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu ile birlikte, farklı iş kollarından kadınlarla, ‘Kadın İş Gücü İftarı’nda bir araya geldi. Göreve geldiklerindeki ‘kadın tablosu’nun vahimliğini, “2 bine yakın çalışanı olan İSPARK'ta ve genel müdürlüğünün olduğu yerde, kadın tuvaleti yoktu ve bizden önce İBB’de, 12 meslek dalında, bir tek kadın çalışmıyordu” örnekleriyle dile getiren İmamoğlu, “İstanbul ittifakı olarak, bu şehrin bütün duygularını, bütün hissiyatlarını, bütün maneviyatını, her şeyiyle, her yönüyle kendi ruhunda taşıyan bir süreci herkesle paylaşan bir belediye başkanınız ve bir belediye başkanı adayı olarak iddia ediyorum ki; bunu hep birlikte, büyük bir ittifak olarak gerçekleştireceğiz. Ve inşallah bu İstanbul ittifakı, beraber, güçlü bir Türkiye ittifakına dönüşecek ve bu süreçte Türkiye ittifakı olarak da buradaki bu anlayışı ve bu başarıyı, bütün Türkiye hep birlikte yayacağız” ifadelerini kullandı. 


BEŞİKTAŞ / İSTANBUL 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, farklı iş kollarından kadınlarla, “Kadın İş Gücü İftarı”nda bir araya geldi. İftar öncesinde bir konuşma yapan İmamoğlu, katılımcıların Ramazan aylarını tebrik etti. İmamoğlu, konuşmasına, “Çok güçlü, çok sabırlı bir o kadar da enerjik kadın topluluğunun karşısında olduğumun farkındayım. Benim için de tabii çok itinalı olmak zorunda olduğum bir ortamdayım. Zorlanıyorum şu anda. Daha spontane konuşabilirim ama dikkat edeceğim olabildiğince. Umarım hatasız bitirebilirim” sözleriyle başladı. 

“CUMHURİYET KAZANIMLARINA RAĞMEN KADINLAR HAK ETTİKLERİ YERDE DEĞİL”

100 yıllık Cumhuriyet kazanımlarına rağmen, kadınların hak ettikleri yerde ve konumda olmadığının altını çizen İmamoğlu, “Bu gerçekle yüzleşmeden, bir doğru yolu tariflemenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Eşitliği şiar edinmiş bir ülkede, kadınlara seçme-seçilme hakkını, eğitim hakkını, medeni haklarını çok erken dönemde vermiş bir Cumhuriyette, karar vericiler olarak, bu emanetin hakkını teslim etmek ne kadar çabalasak az. Ama hak ettiği seviyeye bunu taşıyamadık. Yani dünyada çok öncü hamlelerin kadınlar adına yapıldığı bir ülke olmamıza rağmen, geldiğimiz seviye, gurur duyacağımız bir seviye değil. Elbette çok şey yapıldı. Elbette çok kazanımlar elde edildi. Bütün bu kazanımlar için fedakarlık yapan, hayatını ortaya koyan çok değerli insanları, burada hepinizin huzurunda minnetle anıyorum. Hayatını kaybetmiş olanlara rahmet diliyorum” dedi. 

“KIZ BABASI SORUMLULUĞUYLA HAREKET EDİYORUM”

Bu anlamda sorumluluk duygusunun olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, bunu tetikleyen en önemli unsurların başında “kız babası” olmasının geldiğini belirtti. “Hiçbir kız çocuğunun asla haksızlığa uğramasına tabii ki tahammül edemem” diyen İmamoğlu, “Ama bugünün dünyasının yetenekleriyle, küçüklüğünden beri görüp, büyümesini izlediğim kızıma yeteceğini düşünmüyorum. Dolayısıyla, benim kızıma yetmeyen, hiçbir memleket kızımıza yetmeyecektir. Onun için yapacak çok işimiz var, diye burada özellikle bu duygumu ifade etmek isterim” şeklinde konuştu. İBB’de, kadınların hayata, iş gücüne ve karar mekanizmalarına eşit katılımı konusunda değerli işler yaptıklarına dikkat çeken İmamoğlu, şunları söyledi:  

“İBB ÇATISI ALTINDA ÇALIŞAN PERSONEL SAYISINI, YÜZDE 15’TEN YÜZDE 19’A ÇIKARTTIK”

“Bir kısmı devrim niteliğinde oldu. Örneğin; bizden önce İBB’de, 12 meslek dalında, bir tek kadın çalışmıyordu. Bu meslekler, fiilen kadınlara kapatılmıştı diyebilirim. İnanın her birini, özenli çalışarak kadınlara açık hale getirdik ve gayet başarılı, çok üstün, güzel işlere imza attıkları alanlarda kadınların varlığını sağladık. Bugün, İBB çatısı altında çalışan personel sayısını, yüzde 15’ten yüzde 19’a çıkarttık. Tabii bu düşük gibi görünse de 4 puanlık bir artış, artık 100 bine yaklaşan bir sayıda, elbette ciddi bir sayısal değişim. Kadın yönetici oranını ciddi anlamda yükselttik. Meslea; burada da genel sekreter yardımcılarımız var. Genel sekreter yardımcısı pozisyonunda, bizden önce hiçbir kadın yönetici olmadığını, biz atamaları imzaladıktan sonra öğrendim. Hani, ‘Bizden önce öyle atanmamıştır’ diye bir şey düşünerek o atamaları yapmamıştım. Ama sonrasında danışmanın bana gelip, ‘İlk kez kadın genel sekreter yardımcıları atadınız’ deyince gerçekten şaşırdım.”

“LÜTUF OLSUN DİYE DEĞİL..”

“Bizim dönemimizde kadın çalışma arkadaşlarımla bu kente hizmet etme onurunu yaşadık” diyen İmamoğlu, “Bütün bunların lütuf olsun diye değil, gerçekten kadınların iş gücünde ve karar mekanizmalarında yeterince yer almalarını sağlamak, çok önemli bir eşitlik ve adalet sorunu olarak gördüğümüz için yaptık. Zaten kadınları dışlayarak, bir adım geride bırakarak kadınların sesine kulak vermeden insani ve toplumsal kalkınma hedeflerine asla ulaşamayacağımızı biliyoruz. Bunu bildiğimiz için yaptık. Çok şaşırtıcı, çok üzücü verilerle karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim. Yani kocaman bir yapımız vardı. Görevi devraldığımızda, koca İSPARK kurumunda, bir kadın bile çalışmıyor olduğunu duymak, beni şaşkın bir hale düşürmüştü. 2 bine yakın çalışanı olan İSPARK'ta ve genel müdürlüğünün olduğu yerde, kadın tuvaleti yoktu örneğin. Yani böyle bir işletmeyi devraldık. Aslında bu, özensizliğin belki de varabileceği en uç noktalarından biri olsa gerek” ifadelerini kullandı. 

“ÇOK ZAMAN KAYBETTİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM”

Sadece kurumsal yapıda değil, sosyal politikalar alanında da kadın odaklı yaklaşımlar geliştirip, uyguladıklarını dile getiren İmamoğlu; Halk Süt, Yenidoğan Destek Paketi, Kadın Hizmet Merkezleri, Anne Kart ve kreşleri örnekler olarak sıraladı. “Kadının iş gücüne ve karar mekanizmalarına katılımını ne kadar değerli olduğunu tecrübe etmekte olan bir belediye başkanı olarak söylüyorum” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Kadınların insani ve demokratik haklarını kullanmasını fiilen engelleyen, eşitlik fikrinin önünde engel oluşturan tüm sosyal, ekonomik ve siyasi yapıları dönüştürmek için, hep birlikte kararlı bir mücadeleyi vermek, bu noktada asla bir milim bile geri adım atmadan, atılması gereken adımları da normalin üzerinde daha hızlı atarak, bu süreci mutlaka başarıya kavuşturmak zorundayız. Çünkü, çok zaman kaybettiğimizi düşünüyorum. Bu noktada, İstanbul İttifakı olarak, bu şehrin bütün duygularını, bütün hissiyatlarını, bütün maneviyatını, her şeyiyle, her yönüyle kendi ruhunda taşıyan bir süreci herkesle paylaşan bir belediye başkanınız ve bir belediye başkanı adayı olarak iddia ediyorum ki; bunu hep birlikte, büyük bir ittifak olarak gerçekleştireceğiz. Ve inşallah bu İstanbul ittifakı, beraber, güçlü bir Türkiye ittifakına dönüşecek ve bu süreçte Türkiye ittifakı olarak da buradaki bu anlayışı ve bu başarıyı bütün Türkiye hep birlikte yayacağız.”

2 görüntüleme0 yorum

Kommentare


bottom of page